uefa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uefa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2013 Perşembe

UEFA'nın Sopası

"Ülkede bu kadar koyun oldukça, elbet güdecek bir çoban bulunur..."
Yazan arkadaşa şapkamı çıkarıyorum buradan...

6 Aralık 2012 Perşembe

Rakiplerimiz...

Dortmund, Westfalen, 1999 yılında onları yendik...
Barcelona, 1994’te yendik, ve 2001’de ise yenmemize şuan LigTV’de yorumculuk yapan Markus Merk engel oldu...
Schalke 04, 2005 yılında yendik...
Bayern Münich ile karşılaşmamız var 2000 yılında ancak Hagi’nin golünü hatırlıyorum, skor aklımda değil...
Juventus, 1998 yılında, deplasman golü uygulaması ile geçtik İtalyaları... 2003'te ise Hakan Şükür ile geçmiştik İtalyanları...
PSG, 1996 yenmiştik evimizde ancak deplasmanda mağlup olmuştuk...
Malaga ile de maç oynadığımızı hatırlamıyorum...

Anlatmak istediğim, o gün bugün farketmiyor... Sonuçta futbol bu, iyi oynayan kazanıyor...


Onları o zaman yendiysek şimdi de yeneriz demeyeceğim, çünkü çok gereksiz bir cümle bu... Elbet takımlar güçlendi, başkalaşım geçirdi, takım oyunu değişti...

Dortmund bu senenin en iyi takımlarından, ancak yenilmez diye bir rütbe yok hiçbir yerde... Futbol’un öğrettiği şey şu, gol yemeyen kaleci, maç kaybetmeyen takım, gol kaçırmayan forvet yoktur...

Maçta öyle bir şey gerçekleşir ki, rakip geripas verir kalecisi ıskalar, yenik duruma düşerler... Hücuma kalkarlar, top bir türlü kaleye girmez, döner öbür kalede gol olur... Bunlar hesaba katılmayan şeyler...

Bir de kağıt üstü gerçekler var... Adamlar 90 dakika boyunca hata yapmadan mükemmel oynarlar, şansımız kalmaz turu geçmek için... (Mazallah...)

Her neyse kim gelirse gelsin, şans bizden yana olsun, iyi oynayalım...
 





7 Kasım 2012 Çarşamba

CFR Cluj - Galatasaray AŞ Maçı Öncesi

Galatasaray son haftalarda çok iyi sonuçlar almaya başladı desek yanılmayız... Kayserispor maçı ile bir toparlanma evresi başlamıştı, İBB maçında da sonuca gitmişti Galatasaray...

Ancak ben Fatih Terim'in oynattığı futboldan ziyade, oyuncu tercihlerine kızıyorum... İlk Cluj maçında, yağmurdan yerler çamura bulanmış, topla dribbling yapmak olanaksız, fiziksel gücü iyi olan birini oyuna almak gerekirken, sen gidiyorsun kulübedeki en çelimsiz adam olan Emre Çolak'ı sürüyorsun sahaya... Tamam genç yetenektir falan filan da... Ben daha Emre oyuna girmeden, yedek kulübesine yöneldiği anda anlamıştım bunun kötü bir hamle olacağını, ancak kimse bana sormuyor en nihayetinde...

Emre oyuna girdi ve rezalet oynadı... Dribblingin imkansız olduğu sahada dribbling yapmaya zorlayan biriydi o gün... Burak fiziği ile kurtardı 1 puanı o maçta... Aradığımız şey aslen 3 puan olsa da buna da boyun eğmek zorunda kaldık...

Hamit de kötü şu aralar... Tecrübesi var, yeteneği de var ancak sahaya yansımıyor bunlar... Talihsiz oyuncumuz ne yazık ki... Belediye maçında sağ kanattan gelip, Ekrem Ekşioğluna bir bacakarası attı, güzel ortayı açtı ancak sağ ayağını kullanmasını bilmeyen Emre Çolak 4. golü ağlara gönderemedi...

Semih de içerideki Braga maçından itibaren düzenli forma bulamıyor... Bugün de muhtemel kadroda adı var... Acaba oynar mı bilmiyorum... Cris daha yararlı olur gibi gözüküyor... Haydi hayırlısı...

Bir de Fatih hoca, al da şu Engin'i Şampiyonlar Ligi maçlarında sonradan sok oyuna, adam bir ısınsın maçlara, 12. hafta geldiğinde zırt diye mi oynatmayı düşünüyorsun?.. Adamı biraz alıştır biraz ısındır takıma... Oynasın adam bayadır topa vurmadı... Yoksa verim alamayacağız ondan da...

Muhtemel 11'imiz: Muslera, Eboue, Dany, Semih, Riera, Hamit, Selçuk(C), Yekta, Amrabat, Umut, Burak

Keşke takımımız 4-3-3'e dönse de biraz keyifle arkamıza yaslanıp futbolun ziyafetini yaşasak... Skor tahminim 3-1, Galatasaray'ın kazanması yönünde... Haydi aslanlar... Gösterin kendinizi...